Mitsubishi Colt Genel İnceleme ve Test

Otomobil başlığımızın ilk aracı, ülkemizde çok da başarılı satış rakamlarına ulaşamamış ancak çeşitli özellikleri ile öne çıkan bir mini, Mitsubishi Colt.

1962 yılından beri, 7 nesildir üretilen bu model dünyanın çeşitli yerlerinde çeşitli isimlerle de satılmış. (Dodge Colt, Plymouth Colt gibi)
tabii çeşitli kasa tiplerinde de üretilmiş ama en çirkinini örneklememiz gerekirse bence aşağıda fotoğrafı bulunan Mitsubishi Colt CZC modeli olmalı.
2002 yılından beri Hollanda’da, Smart Forfour, Mitsubishi Outlander ve Volvo S40/V40 modellerinin de üretildiği Nedcar fabrikasında üretilen Colt, 2009 yılında bir makyaj geçirdi ve mevcut kasasına güncellendi. Epey parçası Mercedes amblemi taşıyan Colt, çevremdeki genel tepkilere de dayanarak diyebilirim ki makyaj görerek önceki halinden daha eski suratlı olmayı başarmış :)
Motor
Şu an için 1332 cc’lik benzinli tek motor ve iki şanzıman seçeneğiyle (manuel / amt) ve iki kasa tipinde (Sport 3k / Elegance 5k)  satılan Colt’un motoru 6000 devirde 95 beygir üretiyor. 4000 devirdeki 125 nm torku ile Colt sınıfının en atak ve en az yakıt tüketen motorlarından birine sahip.
İç Mekan
Colt, sınıf lideri Honda Jazz’ın gerisinde kaldığı iç mekan konusunda sınıfın diğer çok satanları Opel Corsa, Ford Fiesta, Hyundai i20′nin çok önünde. Oldukça ferah bir ön görüşe ve rahat koltuklara sahip. Makyaj öncesi kasada bulunan ileri geri kayabilen arka koltuk sırası yeni modelde mevcut değil. Zaten mekanizması nedeniyle uzun dönemde ses yaptığı için böyle bir eksiklik çok da negatif değerlendirilemez.
Yüksek yapısı ve güçlü motoru nedeniyle yolda durabilmesi için süspansiyon konusunda konfor yerine spor bir setup tercih edilmiş. Haliyle uzun kasis geçişlerinde sorun olmasa da çukurlar yolcuları epey etkiliyor. Uzun yolda problem olmayan bu durum şehir içi kullanımlarda rahatsız edebiliyor.
Yol bilgisayarı, CD çalar, direksiyon üstünde 10 adet düğme ve Aux girişiyle Colt teknoloji konusunda Japonluğunu(!) ispatlıyor :) Torpido gözünde, 1.5 litrelik şişelerin sığabileceği, klimaya bağlı bir soğutucu var ki çok kullanışlı.
Ancak genel olarak kokpitte bir kalitesizlik hissi var. Sağ havayastığının üst kaplaması son derece kaliteli duruyorken teybin altındaki bölümde, klima ayarlarında ve vitesin önündeki bölümde plastik kalitesi muhtemelen uzun süre dayanacak materyallerden seçildiğinden dokunuşları ve görüntüleri Koreli sınıf arkadaşları kadar iddialı gözükmüyor. Aynı durumun Toyota için de geçerli olduğunu belirtmeliyiz.
Dış Tasarım
Colt’un dış tasarımı gerçekten ortalamanın dışında. Anlatmak çok zor ancak neredeyse tüm bayanların çirkin, erkeklerin ise nötr veya yakışıklı bulduğu bir tasarımı var. Özellikle makyaj öncesi epey şık olan arka lambalar küçültülmüş ve karakterlerini yitirmiş durumda.
Sonuçta tek hacimliye yakın bir tasarımın güzel olması zaten zor iken beğenilmesi iyice zora sokulmuş.
Ülkemizde insanların “öküzüm büyük olsun, çifte gitmese de olur” anlayışıyla araba aldıklarını ve arabanın halen bir statü sembolü olduğunu düşünürsek Colt normalde önemsiz ama yerel şartlarda önemli puanlar kaybediyor.
Tüketim
Ortalama yakıt tüketimi fabrika tarafından AMT için 5.5 ve düz vites için 5.0 litre / 100 km verilen Colt, bu verileri tutturmakta zorlanmıyor. Birçok araçta fabrika verileri ütopya olarak kalırken dikkatli bir sürücü uzun yolda 4.5lt gibi bir veri yakalayabiliyor. Uzun yol için fabrika verisi ise 4.3lt(manuel) ve 4.6lt (amt)
Fiyat
2011 8. ay itibariyle Mitsubishi Colt fiyatları aşağıdaki gibi.
Yeni Colt 3 Kapı
Yeni Colt 1.3 SPORT AMT 34.728 TL 30.121 TL
Yeni Colt 5 Kapı
Yeni Colt 1.3 ELEGANCE MT 35.068 TL 30.461 TL
Yeni Colt 1.3 ELEGANCE AMT 35.874 TL 31.267 TL
Sonuç&Değerlendirme
Koreli rakiplerinden düşük veya aynı fiyata satıldığını düşünürsek, birincil olarak Honda Jazz’a rakip olan Colt’un yanında çok alternatif kalmıyor. Zira Hyundai i20 otomatik ve Colt’a yakın dolulukta olan modelleri 33bin lira civarında seyretmekte. Ayrıca Colt’un LPG uyumlu motoru birçok rakibinin LPG’li halinden benzinliyken bile daha az tüketiyor. Performans konusunda da sınıfında çok rakibi olmayan Colt, başarılı yol tutuşu, geniş iç hacmi, uygun fiyat, güven veren Mitsubishi markası ve zengin donanım listesiyle sınıfının standartlarını alt üst edebiliyor.
ancak Sabancı-Temsa güvencesinde satılan Mitsubishi’nin halen bazı şehirlerde yetkili satıcı ve servisi yok. İkinci elde değer kaybettiğini de göz önünde bulundurmak gerek. Ayrıca Colt’un en çok eleştirildiği yönlerden biri de yedek parça fiyatlarının yüksekliği.
Süspansiyon sertliği de İstanbul şartlarında ve E5-TEM dışında yolları kullananlar için sorun olabilir. 195 50 15 ölçüsündeki lastikleri, daha yüksek yanaklı bir 14″ jant-lastik ikilisiyle değiştirilirse yol tutuşu zayıflasa da hem konfor yönünden hem de otomobilin daha az yorulması anlamında önemli faydalar sağlayacaktır diye düşünüyoruz.
Sonuç olarak, sınıfının yıldızlarından bu aracı sıfır veya ikinci el olarak tavsiye ediyoruz.
Bu haberi paylaşmak için:
  • FriendFeed
  • RSS
  • Facebook
  • Twitter

Dealextreme Alışverişinden Önce Mutlaka…

Bugün değişik birşeyler yazmak istiyorum. İnternetten alışveriş ile alakalı olabilir mesela. Uzun süredir yurt dışından birşeyler sipariş veriyoruz. genellikle de memleketimizde bulamayacağımız veya epey fiyat farkı olan şeyleri istiyoruz. Tabii en büyük maliyet kalemi olan kargo ücretini düşününce Türkiye’ye ücretsiz kargo ile gönderim yapan Dealextreme genellikle ilk tercihimiz oldu bugüne dek.

Ancak son dönemde değişen gümrük kuralları, dealextreme’in kendini iyice salması, aylarca gelmeyen paketler, içeriği yanlış gelen paketler, temin edemedikleri ürünü new arrivals arasında göstermeleri derken siparişler epey yavaşladı bizden taraf.

Geçenlerde 2 adet min. 3 metrelik hdmi kabloya ihtiyacım oldu. Açtım deal’ı, listeledim, fiyatlar epey yüksek göründü gözüme. Bir de, kullanıcı yorumları birbirinden o kadar uzak ki, güvenip de isteyemedim kablolardan birini. Sonra, bu malın Türkiye rayiç bedeli nedir diye açtım hepsiburada.com’u, ne göreyim, Deal ile aynı veya daha düşük fiyatlara ve 30+kişinin olumlu yorum yaptığı bir kablo var. Adını daha önce duymadığım bir marka ancak zaten Philips kablo almak gibi bir rahatsızlığım yok çok şükür. Sipariş verdim 2 tane, bir de üstüne bir gezi kitabı aldım, epey indirimliydi, gelsin yanında. Bir gün sonra kargo geldi, açtım kutuyu, ne gelse iyi? Sadece gezi kita(pçığı)bı. Açtım hesabımı, kablolardan biri teslimata hazır. Diğeri de ithalatçıdan tedarik edilmeyi bekliyor. 3 gün sonra 2 kablo arka arkaya ayrı kargolar olarak ulaştı. Böylece ikisi aynı 3 parça kargom 3 ayrı paket halinde geldi. Sonuçta evet, ben tek kargo parası ödedim ama yaklaşık 1 kilo fazladan koli, kağıt ve ambalaj israfı oldu, hem de kargo teslimatı malumunuz mesai saatleri içinde yapılan birşey.

Ayrıca da çok merak ediyorum, hepsiburada.com nasıl bir kargo anlaşması yapmış ki, son 3 alışverişim 8-10 parça içerirken ben ödediğim 3 kargo ücretiyle 8-10 kere kargo aldım ve hepsiburada.com buna bir düzenleme getirme ihtiyacı hissetmiyor? Ya Yurtiçi Kargo fena kazıklanıyor, veya öyle bir kar marjı var ki hepsiburada’ya dokunmuyor…

Kısaca, ben kablolarıma kavuştum, gayet iyi iş görüyor, yine de Deal’dan daha az beklettiler, problem olsa da bir ihtimal iade bile edebilirdim :) Yurtdışından sipariş vermeden evvel ne yapıyoruz? Türkiye’de mevcut siteleri şöyle bir kontrol ediyoruz.

Pazar ola..

Bu haberi paylaşmak için:
  • FriendFeed
  • RSS
  • Facebook
  • Twitter

pro evolution soccer 2012 (PES 2012) Çok Yakında! Ayrıntılar Şimdi

Yağlı güreşten sonra ikinci ata sporumuz haline gelen, genç yaşlı demeden birçoklarının başparmağını sakatlayan efsane oyun PES her yıl olduğu gibi bu yıl da yeni versiyonu ile ilgili açıklamalar yapmaya başladı. Türkiye için oyunun çıkış tarihi olarak 29 eylül açıklandı.

Oyun içi videolar, resmi trailer’ler derken epey fikir sahibi olduk, 2012′de çok konuşulacak oyun hakkında.

 

 

 

 

Şimdi, son 7-8 senenin geleneği olduğu üzre peşinen söylenecekleri sıralayalım da üstümüzde vebali kalmasın;

  • 2011 daha iyiydi yea!
  • Tuş basmıyor!
  • Fifa daha iyi
  • zorlaştırılmış. öyle ronaldo’yla, messi’yle eskisi gibi yardıramıyorsun
  • Kaleciler kötü
Neyse, tevatürleri, niyet okumaları bir kenara bırakırsak, hiçbir Pes oyununun ilk bir iki ay boyunca hemen kabullenildiği görülmemiştir. İnsanlar “FİFA” oynamaya falan başlarlar. Ama Pes 2011 o kadar eleştirildi ki, Konami’nin de Microsoft klasiği olan “bir iyi-bir kötü-bir iyi-bir kötü” işletim sistemi üretimine benzer bir kalıba girdiğini düşünmeye başladık.
Sadede gelirsek, öncelikle oynanışta gördüğüm en devrimsel değişiklik, Fifa’dan bildiğimiz topsuz oyuncu kaçırma fonksiyonu. Top sürüyorken sağ analoğu kullanarak kaçmasını istediğiniz topçuyu gösteriyorsunuz. O da Allah ne verdiyse yardırıyor. Ama ara paslar biraz baltalanmış gibi geldi. 2011′deki mucize paslar daha random olmuş diyebiliriz kısıtlı öngörümüzle.
Become a legend modu become a player olmuş. Ayrıca zannederim master lig (Ana lig) yerine epey gelişmiş bir Become a Manager modu eklenmiş. Fonksiyonlarda hoş ara videolar dikkat çekiyor.
Menejerlik modunun git gide role playing game’e  evrilişine şahit oluyoruz.
Bir de Become A Club Boss gibi bir moddan bahsediliyor. Kısaca yeni modlar ile çılgın atabilir.
Her yıl hevesle beklenen yeni Pes bu yıl yüzleri daha çok güldürür umarız ve yazımızı Pes konusundaki çalışmalarıyla takdir ettiğimiz TürkçeSpiker adlı sitenin hazırladığı videoyla sonlandırırız sevgili curlingseverler.
Video için tıklayınız
Bu haberi paylaşmak için:
  • FriendFeed
  • RSS
  • Facebook
  • Twitter
←Önceki